Kadın

İlla ki yaşamışsınızdır. İşinizle ilgili veya değil. Aklınıza gelen başınıza gelmiştir. “Ya ama ben bunu düşünmüştüm” diye geç kalmış hissetmiş ve üzülmüş olabilirsiniz. Başka biri fırsatı değerlendirip çözümle ilgili ortaya çıkıp kredileri toplamış olabilir. “Ben bunu sorun çıkmadan da çözmüş olabilirdim” diye daha da çok üzülmüş olabilirsiniz. Hatta sorunun çözümü sizin önünüze oldukça uzun bir işçilik gerektiren yeni bir iş olarak gelmiş olabilir. Nereden biliyorum? Çünkü bu durumu çok yaşadım! Kadınlık deneyimleri ile ilgili kural bir: Bir şey sizin başınıza geliyorsa, başkalarının da başına geliyordur. Ona kıymet biçin, deneyimlerinizi paylaşın 🙂

Eğer bu sorunu hiç yaşamadıysanız, aklınıza gelenlerle ilgili önlemlerin kurum içinde alınmasını sağlayabiliyorsunuz demektir. Kullandığınız yöntemleri, uyguladığınız stratejileri bizlerle de paylaşın; herkesin işine yarayacaktır.

“Aklınıza gelen başınıza gelir” aslında risk yönetiminin temeli. Risk yönetimi nedir? “Acaba neler ters gidebilir” diye düşünmek, aklınıza gelen tersliklerin olma ihtimallerini, gerçekleştiklerinde verecekleri zararları belirlemek ve her biri için uygun önlemler almak. Bu önlem proje planına yeni iş adımları eklenmesi de olabilir, riski görüp “yapacak bir şey yok” deyip kabullenmek de. Çözümler, risklerin olma ihtimalleri, verecekleri zarar ve çözümün maliyetine göre belirleniyor.

Okumaya devam edin...

Üniversite’de hazırlık okurken, Chris Hoca’nın hazırlık öğrencilerine Comp 001 dersi vermeye başlayacağı haberini aldım. Benim gibi bir sürü hazırlık öğrencisi sabırsızlıkla ilk derse gittik. Yazılımcılık hikayem tam da bu noktada başlamış oldu. Nedenini bilmiyordum ama çok heyecanlı, hatta heyecandan çok, gergin bir şekilde ilk derse katıldım. Neyse “Bismillah” dedik, başladık derse. Chris Hoca tahtada bir şeyler anlatıyordu, her şey güzel gidiyor tatlı tatlı dinliyorum. Derken uygulamalı bir şeyler yapacağımızdan bahsetti. “Dr Scheme diye bir şeyler var” dedi, (orayı çok anlamadım zaten). “Orada kod yazacağız” gibi bir şeyler dedi sanki, ama neyse dur bakalım.

Okumaya devam edin...

Ben yazılımla üniversitede, Bilgisayar Mühendisliği okurken tanıştım. Nasıl daha önce bulaşmadım diye merak ediyorum hep. Kulağıma hiç çalınmadı sanki. (Burada yıllardan bahsetmem önemli gibi geliyor. Çünkü internetin yaygınlaşmasıyla değişti pek çok şey.) Üniversiteye 2004’de başladım. Ama ilk bilgisayarım 1996’da olmuştu. 10 yaşındaydım, komut satırından klasörler arası gezip oyunlarımı çalıştırıyordum bir tek. Ama yazılımın bu işin neresinde olduğunu tam anlamıyla bilmiyordum.

Okumaya devam edin...

Yeni okul dönemi başladı. Kadın yazılımcı ekibinden Tuğba bana WTM’nin etkinliğinde öğrencilerle tanıştığından bahsetti. “Yapabileceklerinden şüphe duyuyorlar ne yapabiliriz?” diye sordu. Ne yapabiliriz tam bilemiyorum. Ama aklımda hep bir yazı vardı. Ben programlamaya nasıl başladım, beceremeyeceğimi düşündüğüm anlar nelerdi, anlatayım.
Kod yazarken

Okumaya devam edin...

djangoGirlsIst

Duyduk duymadık demeyin, 7 Mayıs Cumartesi günü 3. Django Girls İstanbul etkinliğini yapıyoruz. Dünyanın her yerinde olan bu muhteşem organizasyonun bir parçası olmak istemez misin? İster katılımcı ol, ister mentör, istersen gel maydanoz ol! Ne olursan ol gel mottomuzla yepyeni bir Django Girls etkinliği için kolları sıvadık.

Okumaya devam edin...

Haftasonu Kadın Yazılımcı olarak Django Girls Eskişehir etkinliğindeydik. Django Girls etkinliği olarak İstanbul dışı ilk etkinliğimizdi. Organizasyon çok güzeldi ve her zamanki gibi katılımcılar çok hevesli idi. Akşam mentörler de katılımcılar da yorgun ama mutluydu.

Django Girls Eskişehir 9 Nisan etkinliği

Django Girls Eskişehir 9 Nisan etkinliği

Okumaya devam edin...

Olay, Yeni Medya Yeni İnsan radyo programında, Mutlu Binark’ın “Mühendislik alanında kadınların yazılımcılığa teşvik edilmesinde özellikle problemlerden biri de sanırım kadınların ikincil işlere yönlendirilmeleri. Bu kadın yazılımcıların endüstri alanında belli pozisyonlara gelmelerini engelleyen bir bariyer haline geliyor” demesiyle başladı. Konuşmayı dinlerken Kadın Yazılımcı hesabıyla, Twitter üzerinden canlı olarak konuşulanları aktarmaya çalıştım. Vurucu cümleyi yakalayıp Twitter’a yazıyorum. Daha önce panellerde de yaptığımzı birşey. Yukardaki Mutlu Binark’ın sözünü “Problemlerden biri kadınların dokümantasyon, analistlik gibi ikincil sorumluluklara yönlendirilmesi” olarak yazdım. Hatam bundan ibaret. “Analistlik ve dokümantasyon” kısmını ben ekledim. Dolayısıyla, bu işleri yapanlar -haklı olarak- ve bunların ikincil iş olmadığını -haklı olarak- düşünenler tepki verdiler.

Okumaya devam edin...

12742398_10208677811532203_5346496849823993408_n

Geçtiğimiz haftasonu, yani 19-21 Şubat tarihleri arasında yapılan, Türkiye’nin yeni startuplarından Getir‘in düzenlemiş olduğu hackathona katılma fırsatı buldum. Amaç verilen bir konu hakkında Backend Node.js, MongoDB, Redis, Android ve IOS gibi yeni teknolojileri içeren bir mobil uygulama geliştirmekti. Birbirinden değerli mentörler bilgi ve tecrübeleriyle bize destek oldu. Yapılan projeler de açık kaynaklı olarak Github‘ta yayınlandı. Buradan hackathonu düzenleyen ekibe ve Nazım Salur‘a ayrıca teşekkür etmek istiyorum.

Okumaya devam edin...

Birkaç gün önce çıkan bir haber github repolarını inceleyen bir grup araştırmacının kadınların yazdığı kodların erkeklere göre daha yüksek kabul aldığını yazdı. Ardından epey yerde de çıktı bu. Tabiki başlıklar “kadınlar daha mı iyi kod yazıyor” gibi sansasyonel. Sağolsunlar bana da pek çok arkadaşım bir sürü kanaldan iletti bunu :). Hepsine ayrı ayrı teşekkür ederim :). Hazır yeri gelmişken birkaç şey söylemek istedim ben de konuyla ilgili.

Okumaya devam edin...

Bugün çok mutluyum.

Bu blogu açmaya 2013’ün aralığında karar vermiştim. Sebebi; abi, hoca pozisyonundaki kişilerin ‘Kadından yazılımcı olmaz’ ve benzeri lafları sanki bu normalmiş, Dünya’nın bir gerçeği imiş gibi söylemeleri bir de savunmaları. Nasıl sinirlendiğimi tarif edemem. Bunlara maruz kalan kadın yazılımcılara, özellikle kadın yazılımcı adaylarına durumun öyle olmadığını gösterebilmek için de bu bloga başladım, hatta başladık. Detayları bilmek isteyenler ilk yazıma bakabilir. O ilk gönderiden sonra ilk ekibi bulup küçük küçük adımlarla Kadın Yazılımcı’yı kurduk ve yeni aramıza katılanlarla da birlikte büyüttük.

Akademik Bilişim 2016’da, gene, bu sefer uluslararası bir firmada yönetici pozisyonundaki bir kişi, sunumunda “Ne yalan söyleyeyim kızdan BT ci olmaz” dedi ve gene bunu Dünya’nın bir gerçeği, söylediği şey çok normalmiş gibi söyledi. Bu zırvalık, Türkiye’den birçok üniversiteden öğrencilerin olduğu bir konferansta oldu.

Ama bu sefer el birliğiyle hem kendisine hem de temsil ettiği uluslararası kuruma özür dilettik. İlker Bey bu konuşmayı dördüncü kez vermiş. Bir daha vermeyeceğinden en ufak bir şüphem yok.

Okumaya devam edin...