Yazılımla İlk Tanışma

Meryem Alay —  10 Mart 2017 — Yorum bırakın

Üniversite’de hazırlık okurken, Chris Hoca’nın hazırlık öğrencilerine Comp 001 dersi vermeye başlayacağı haberini aldım. Benim gibi bir sürü hazırlık öğrencisi sabırsızlıkla ilk derse gittik. Yazılımcılık hikayem tam da bu noktada başlamış oldu. Nedenini bilmiyordum ama çok heyecanlı, hatta heyecandan çok, gergin bir şekilde ilk derse katıldım. Neyse “Bismillah” dedik, başladık derse. Chris Hoca tahtada bir şeyler anlatıyordu, her şey güzel gidiyor tatlı tatlı dinliyorum. Derken uygulamalı bir şeyler yapacağımızdan bahsetti. “Dr Scheme diye bir şeyler var” dedi, (orayı çok anlamadım zaten). “Orada kod yazacağız” gibi bir şeyler dedi sanki, ama neyse dur bakalım.

Bahsi geçen ilk ders bir bilgisayar laboratuvarında geçiyordu. Herkesin önünde olduğu gibi benim de önümde bir bilgisayar vardı ve onu açmam gerekiyordu. Buraya kadar her şey iyi hoştu da, bu meret nereden açılıyordu! Gerginliğimin sebebini ufak ufak anlamaya başlamıştım. Dakika bir, gol bir! Ben bu bilgisayarı açmayı beceremiyordum (içinizden “Yuh bir bilgisayarı açmayı bile beceremedin mi? Yok muydu bir bilgisayarın?” dediğinizi duyar gibiyim). Evet bir bilgisayarım yoktu ve bu bilgisayarın düğmesinin yerini bir türlü bulamamıştım. Hayır yani bulamadıysan bulamadın, ne var bu kadar gerilecek değil mi? Elim ayağıma iyice dolandı ve kızarmaya başladığımı hissediyordum. Neyse velhasıl kelam beceremedim bilgisayarı açmayı ve pes ettim 🙁 Arkamda oturan arkadaştan utana sıkıla yardım istedim.

-Ya şey ben bunu açamadım. Bir yardım eder misin?

Aldığım cevap sanırım ilk dumura uğradığım andır. Çocuk bilgisayarı büyük bir havayla açtı. Sonra birden döndü ve dedi ki,

– Daha bilgisayarı açmasını beceremiyorsun, neden yazdın bu bölümü?

Vallahi billahi bu cümleyi duydu bu kulaklar.

Sahi nereden yazdım ben bu bölümü? Başka duyan, gören oldu mu acaba? Chris Hoca fark etti mi acaba? Kafamda deli sorular!

Kızardığımdan bahsetmiştim ya, artık morarmıştım ve göz yaşlarım sağ olsun hemencecik geliverdiler tam süzüleceklerdi ki, gık diye yutkundum ve boğazıma bir düğüm olarak oturtturdum. Neyse olan olmuştu, çok fazla üzerinde durmaya gerek yoktu, dersi kaçırmamam lazımdı. Bilgisayar açılmıştı açılmasına da bu ne biçim bilgisayardı! Okulun kantininde ve internet kafelerde gördüğümden çok farklıydı, kısa bir dumur durumu daha, Linux ile tanışmam da aynı gün içerisinde olmuştu. 

Chris hoca bir şeyler gösteriyordu, topluyor, çıkarıyor bazı matematiksel fonksiyonlar falan yapıyoruz. Sonra Fibonacci diyor Chris hoca orada kalbimi fethediyor. Allaaaah çok güzel her şeyi yapıyorum, pek mutluyum. İçimden bilgisayarı açamadım ama iyiyim yani, kolaymış bu yazılım işi diye gazlıyorum kendimi. 

Arkadan erkek öğrenciler bir takım sorular soruyorlar, pek bir şey anlamıyorum sorularından. Durmadan bir şeyler anlatıyorlar, kulak kesiliyorum, efendim bilmem kaç zamandır yazılımla uğraşıyorlarmış neler neler yazmışlar, oyun yazanlar, web sitesi yapanlar… bunları duydukça, o çok mutlu halimden eser kalmıyor tabi. Dersten çıktık, üzerimden tır geçmiş gibiydi. Bu hızlı duygu geçişleri bünyeme iyi gelmemişti ve anlayacağınız yazılımla tanışmam pek iyi olmamıştı.

Meryem Alay

Meryem Alay

Posts Twitter

İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilgisayar Bilimi mezunuyum. Uzun zamandır yazılım geliştiriciliği yapıyorum. Özgür yazılımın gönülden destekçisiyim. Bildiklerimi başkalarıyla paylaşmaktan, ekip çalışmasından ve problem çözmekten çok hoşlanıyorum.

No Comments

Be the first to start the conversation.

Yorum yapmak için