“Bir şeyi kırk kere söylersen olur” veya Beklenti Etkisi

Elif T. Kuş —  5 Ocak 2014 — 2 Comments

Psikoloji alanında öğrendiğim en etkilendiğim çalışmalardan biri “Beklenti Etkisi”. Bilim insanları diyorlar ki “eğer yanlış birşeye inanırsan o yanlış doğru olur”. Şöyle bir deney yapmışlar. Bir liseye gitmişler. Öğrencilere IQ testi yapmışlar. Sonra öğretmenlere belli öğrencilerin çok yetenekli olduklarını söylemişler ve bu öğrencilerin isimlerini söylemişler. Bir dönem sonra tekrar geldiklerinde IQ testini yeniden yapmışlar ve bu öğrencilerin IQ’su bu sefer gerçekten de daha yüksek çıkmış.  Bu öğrenciler tamamen rastlantısal bir şekilde seçilmelerine rağmen hakikaten daha başarılı olmuşlar.

Bunun ingilizcesi “self-fulfilling prophecy”nin birebir tercümesi “kendi kendini gerçekleyen kehanet”. İngilizcesindeki ismi çok güzel anlatıyor kendini. Olayın kehanetinde bulunarak olayın gerçekleşmesini sağlıyorsunuz. “Bu öğrenciler başarılı” diyerek öğretmenin algısını etkiliyorsunuz. Ve bu sonuçlara yol açıyorsunuz.

O yüzden “Kadından yazılımcı olmaz”, “Ahmet’ten doktor olmaz”, “Zafer’den bir halt olmaz” demek özellikle bir ağabey, bilim insanı, müdür, öğretmen konumundaysanız çok tehlikeli. Hakikaten de olmaz. Ama siz dediğiniz için olmaz. Çünkü siz inanmıyorsunuzdur, o olabileceğine dair tüm işaretleri verse de onları görmezsiniz “olmaz ondan” çünkü. Olmaz, çünkü o kendi olabilecekken inanmaz olabileceğine, büyüğü olarak siz inanmıyorsunuz, o mu kendini hayallere kaptırıp olacak, o kadar uğraşmaz. Birşey olmak; emek ister, vakit alır. Sonuca ulaşmadan veya küçük sonuçlarla uzun süre öğrenmeniz, uğraşmanız gerekir. Sonuç alamayacaksa, “ondan olmayacak”sa, sonuca ulaşacağına inanmıyorsa, zayıf bir anında vazgeçer. Olabileceği şeylere yönelir. “Yeteneğim ne yönde ise onun için uğraşayım” diye düşünür.

Kaynak: Will Murai

Kaynak: Will Murai

Yazılımcı olabilmek için ne gereklidir? Bence, en önemlisi, bilgisayarın başında oturup kod yazmayı sevmektir. Bir kod parçası çalışmadığı veya beklenmedik şekilde çalıştığı zaman, “bu neden böyle oldu” diye merak edip, sorunun cevabını bulana kadar uğraşma azmi gerekli.

İkinci olarak, yetenek tabi ki gerekli. Ama çok da uçlardaki bir yetenekten bahsetmiyoruz. Gereken, analitik ve soyut  düşünme becerisidir.  IQ meselesine gelince, ortalama bir üniversitenin mühendislik fakültesine girebilecek yetenekteyseniz, yeterli zekaya sahipsinizdir.

Üçüncü olarak destek gerekli. İlk iki şarttan farklı olarak, bu kişiye değil, çevresine bağlı bir faktör. Çevrenizde, “senden yazılımcı olmaz” diyen veya bunu hissettiren, bir şey demeden sizin yazılımcı olmanızı engelleyecek birileri olmasıyla, size yazılımı öğretecek, kariyerinizi yönlendirecek birileri olması arasında epey bir fark olacaktır.

Yazılımdan zevk alıyorsanız, yetenekli olduğunuzu da düşünüyorsanız, uğraşın, didinin, gerekirse destek yerine köstek olanları aşın ve yapacağınızı yapın. Onun bunun dediğine aldırmayın. Esas cevap vermeniz gereken soru, “Hayatta bu meslekle mutlu olabilecek miyim?” sorusudur. Geri kalanı vız gelsin.

 

Referanslar:

Elif T. Kuş

Posts Twitter Google+

Temelde web uygulamaları ve mobil uygulamalar ile uğraştım. Python, Java, C#, Objective C, Android ve iOs ile kod yazdım ve hala yazıyorum. Lisansımda Kimya Mühendisliği okudum. Sonradan öğrenenlerdenim. Kendi şirketim üstünden proje bazlı çalışıyorum ve IT danışmanlığı yapıyorum.

2 responses to “Bir şeyi kırk kere söylersen olur” veya Beklenti Etkisi

  1. Yazilimi “kod” ile kisitlamamak da bir yol olabilir diye dusunuyorum. Universite bunyesinde cok seneler gecirmis biri olarak gozlemim, insanlarin kod ile tanistiklari asamada onlardan kod yazmalari beklendiginde kendilerini tehdit altinda hissediyor olduklari. Beklenti tekrar ettiginde git gide motivasyon dususu yasadiklarini ifade etmeme gerek yok sanirim.

    Yazilim dunyasi hakkinda insanlar ne zaman “heveslense”, “kod yazacaksin” tabusu onlerinde belirmeye basliyor.

    Ama “bilgi sistemleri” ve “bilgi teknolojileri”nin kapisi yalnizca “bilgisayar muhendisligi” titri ile sinirli degil. Kod yazmanin az oldugu, hatta gereksiz oldugu alanlar da var. Yahoo’nun CEO’su Marissa Mayer’in gmail’in arayuz deneyimi tasarimcisi (user experience) olarak unlendigini biliyorsunuzdur. Yanlis anlasilmasin kadinlara sektorde rol biciyor degilim, bu soylemi kod konusunda kendini kotu hisseden herkese “sektorun bununla kisitli olmadigini” anlatmak icin kullaniyorum.

    Bahsettigim teselli odulu degil bu arada, ayni zorlukta icinde “kod” yazmayan baska bir bilisim pozisyonu. En basinda kod yazmayi seven biri olarak benim kendi kariyer hedefim proje yoneticiligi, kalite yonetimi, yazilim operasyonlari gibi aktif kod yazmayan pozisyonlardan birine sahip olmak.

Trackbacks and Pingbacks:

  1. Kadın Yazılımcının Az Olması Beni Niye Gerdi ? | » Dizaynprogramlama.com « - 22 Nisan 2014

    […] Eğer kızlar sunulan olanaklardan herkes gibi ayrım yapılmaksızın eşit biçimde yararlanamıyorlarsa onlar için fırsat eşitliği yok demektir. Buna verilen manevi destek, tavır da dahildir. Bakınız Beklenti Etkisi yazısı. […]

Yorum yapmak için