Yeni Mezun Arkadaşlara Tavsiyeler

Sümeyye Görgülü —  26 Ağustos 2015 — 14 Comments

Merhabalar,
Bu yazım isminden de anlaşıldığı üzere, teknik değil, deneyimlerime dayanan bir yazı olacak. Çok tecrübeli sayılmam, hala çaylağım. Mezun olalı bir sene geçmesine rağmen kendimi yeni mezun gibi hissediyorum 🙂 Ama bu bir yıl zor ve oldukça uzun geçti. Bu deneyimlerimi aynı yollardan geçecek, geçmekte olan arkadaşlarla paylaşmak istiyorum. Bu yazıyı uzun bir süredir yazmayı planlıyordum. Bir kaç kere başladım ama sonunu getiremedim. Bu denememin sonuncu olmasını umuyorum 🙂
Kendimden bahsedecek olursam: Bilgisayar Mühendisliği bölümünden mezun oldum. Yaklaşık 9 aydır Etiya’da Yazılım Uzmanı olarak çalışıyorum. Okulun son döneminde, yarı-zamanlı olarak veritabanı üzerine çalıştığım yeri saymazsak, ilk işim.

Evet yeni mezun olmaya gelirsek. Okulun son dönemi tatlı bir telaş başlar. Mezun olabilecek miyim, hangi ders bütünleme sınavlarına hangi ders tek ders sınavlarına kalır? Yaz okulu peki? 🙂 Bu hesaplarla ve koşuşturma ile çok hızlı geçer son dönem. Dönem de uzasa, bir kaç ders de kalsa, bir şekilde mezun olunur. Mezuniyet kınaları yakılır, kepler atılır, balolara gidilir. Her şey ne kadar da güzel değil mi? Büyük bir çoğunluk için bundan sonrası böyle devam edemiyor maalesef. Ben de bu çoğunluğun içindeydim. Oldukça zor bir dönem ama korkmayın, pes etmeyin geçiyor 🙂 Peki bu dönemde neler yapmalıyız, nereden başlamalıyız? Ben bu dönemi nasıl atlattım? Önüme neler çıktı, nerede hatalar yaptım?

Pek çok arkadaşım gibi ben de mezuniyete bir ay kala iş başvurularını incelemeye, uygun olanlara başvurmaya başlamıştım. O dönem kafam çok karışıktı. Tez hocam yüksek lisans yapmamızın daha iyi olacağını, yüksek lisansın faydalarını anlatıyordu. Çoğu öğrenci gibi ben de bir an önce okulu bitirip gitmek istiyordum. Bir yandan da yüksek lisans yapmalı mıyım sorusu kafamı kurcalıyordu. Mezun olduğumuz senenin bitiminde okulumuzda teknopark açılacaktı. Yüksek lisans yapmak ve teknoparkta bir firmada çalışma kısmı günden güne mantıklı gelmeye başlamıştı. Hocamın da yardımıyla Çanakkale’de bir otomobil firmasının Bilgi İşlem bölümünde yarı-zamanlı bir iş buldum. Burada daha çok MSSQL kullanarak sorgular yazıyordum. Okulda son dönemim böyle geçti. Bu işin bana çok fazla bir şey katmadığını düşünerek buradan ayrıldım. Böylece yüksek lisans planımda çöpe gitti. Ve İstanbul’a ailemin yanına döndüm.

Küçücük bir şehirde kısa bir süre de iş bulmam cesaretlendirmişti beni. Kim bilir İstanbul’da ne çok fırsat çıkacaktı karşıma, hemen iş bulabilirdim. Tahmin ettiğiniz gibi bu böyle olmadı 🙂

İş arama sürecim 4-5 ay sürdü.Ben kendimi Java dilinde, yazılımcı olarak geliştirmek istiyordum. İlk zamanlar sadece Java Yazılım Uzmanı ilanlarına başvuruyordum, daha sonra bu epey genişledi tabi. Belirli bir süre sonra her yeni mezun gibi farklı uzmanlık alanlarına da başvurdum. Bu süreç için de çok az iş görüşmesine gittim. İlk görüşmem staj yaptığım belediyeyle çalışan özel bir firmaylaydı. Görüşmem de oldukça iyi geçmişti. Büyük ihtimal seni arayacağız demişlerdi ama aramadılar 🙂 Onlar benim için İş Analistliğini düşünüyorlardı, ben ısrarla yazılımcı olmak istediğimi belirtmiştim. Muhtemelen kadından yazılımcı olmaz diye düşünüyorlardı. Bu yorumumu da görüşmede “şu kadar erkeğin olduğu ortamda çalışmak sorun olur mu”, “yazılım ekibi geç saate kadar çalışıyor” gibi sorular sormalarına dayanarak yapıyorum. Sanki o kadar erkeğin bulunduğu okuldan mezun olmamışız gibi!

İnternetten başvurular dışında, şirketlere özgeçmişimi mail ile gönderdim, şirketleri telefonla aradım. Pes etmedim uzun süre. Mail attığım bir yerden geri dönüş aldım. Görüşmeye gittim. Benim istediğim alanda çalışmıyorlardı. Benimle görüşmeye katılacak adam ortada yoktu! İnsan Kaynakları bölümünden olduğunu düşündüğüm kadınla anlaştık, güzel bir konuşma geçti. Sonradan başka birini dahil ettiler. Pek bir şey sormadı. Öyle birbirimize baktık bir süre. Sonra ordan nasıl kaçtığımı hatırlamıyorum. Anadolu yakasında bulunan küçük bir yerle görüştüm daha sonra. Kullandıkları bir server tarafında geliştirme yapacak Java geliştiricisi arıyorlardı. Bir demo yapmamı istediler. Kısa sürede yapıp ilettim. Başkalarından yardım alıp almadığımı sordular 🙂 Eğer kabul etseydim muhtemelen olacaktı burası ki kabul edicektim. Son anda evime yakın bir yerden geri dönüş aldım.

Buradaki görüşmemi detaylı anlatmak istiyorum, çünkü burada yaşadıklarım, gördüklerim kayda değer. Pek çok iyi niyetli arkadaşımız bu tip insanlarla karşılaşabilir. Maalesef ki bu kişiler hala piyasadalar ve kendilerinin büyük işler yaptıklarını düşünüyorlar! Öncelikle beni telefondan görüşme için aramışlardı, o gün aynı saatte başka bir görüşmem vardı, müsait olmadığımı söyleyip farklı bir saate almak istedim. Görüşme saatini hiçbir şekilde değiştiremeyeceklerini iletmişler sekretere (ben öyle sanıyordum, tabi kız sekreter falan değil staj yapan, stajyer!) Ek olarak da görüşmeye projelerimizle gelmemizi istiyorlar. Buradan aslında anlaşılıyormuş işte, bir hevesle fark edememişim. Adam hangi gün ve saatte istiyorsa orada olmak zorundaymışım. O gün için toplu mülakat vardı ama sonradan pek çok kez iş görüşmelerinin olduğuna şahit oldum. Ego! Diğer görüşmemin saatini değiştirerek, aldım bilgisayarımı, projelerimi gittim. 15 kişiye yakın kişi mülakat için gelmişti, hepimize bir form doldurttular. Son soruyu hiç unutmuyorum: Gerekirse ofiste çay demler misiniz? Saflık işte, tepki ölçtüklerini sanıyorum. Nerden bilebilirim çay demletip, getir götür yaptıracaklarını! Görüşme için saat 10.00 denmesine rağmen bana 12.00 gibi sıra geldi! Bilgisayarımı açtım, girdim içeri. İyi bir karşılama olmuştu. Karşımda ki en fazla 24-25 yaşlarındaydı. Biraz kendimden, yaptıklarımdan bahsettikten sonra, projelere ve kodlara bakmak istedi. Bir metodu sordu ve ne yaptığını anlattım. Birden ekranı çevirip, bu kodu kağıda yaz dedi (!). Bunun saçma olduğunu 2-3 aydır koduna bakmadığım projenin sınıflarını, değişkenlerini, metotlarını çağırmam gereken bir kodu yazmamı istediğini söyledim! Alaycı bir şekilde güldü. Bu tarz insanlar laf ebesidir zaten. İlk aşama da karşındakini aşağılamayı çok iyi bilirler, bakışlarıyla incitirler. Bu itirazıma karşılık; o zaman en iyi bildiğin ne diye sordu ben de Java dedim. O zaman orada veritabanı bağlantısını yaz dedi. Bunu editörde değil de kağıda yazmamı istiyor! Böyle bir isteği de saçma buldum hala da saçma olduğunu düşünüyorum. Daha sonra: “yeni mezunsunuz”, “hiçbir şey bilmiyorsunuz”, “her şeyden az az biliyorsunuz”, “önemli olan tek bir alana yönelip onda kendini geliştirmek”, “okulda bunlar öğretilmiyor”, “iş de bulamıyorsunuz”, “bulamazsınız da” diyerek psikolojik baskı yaptı. Yok efendim az önce 2 tane Boğaziçi mezunuyla görüşmüş. Onlar da çok kibirliymiş, çay falan demleyemeyiz demişler. Kibirli insan istemiyorlarmış. O soruyla kibirli olup olmadıklarına bakmışmış. Yani saf bedavaya çalışacak adam arıyoruz diyor, ben yine anlamıyorum. Maaş kısmına geçince de 2000 TL yazmışsın dedi. (İlk zamanlar maaş beklentimi daha yüksek tutuyordum, zamanla acaba bundan mı olmuyor diye düşürmüştüm.) “Bunu hak etmiyorsun”, “kimse sana bu parayı vermez”, “yeni mezunsun”, “bak iş de bulamamışsın” (daha 3-4 ay olmuş ya!), “deneyimli olsan fazlasını da veririm, ama profesyonel anlamda proje versem yapamazsın”… Bu tarz cümlelerle psikolojimi öyle bir bozmuştu ki, o an kendimi dünyanın en işe yaramaz insanı gibi hissettim. İş bulamayacağımı, çaresiz olduğumu… Ahh çok yanlış düşünmüşüm! Ailemin maddi durumu çok iyi değildi. Zaten beni güç bela okutmuşlar, farklı şehire okul için göndermişlerdi konu komşuyu, akrabaları dinlemeyerek. “Kız kısmısı okurmuymuş, uzaklara bir başına gönderilirmiymiş”leri saymıyorum bile. Kendimi onlara bu kadar borçlu hissederken, bir an önce iş bulmak için uğraşırken, bir de bunları duymak.
Daha sonra bir eğitimden bahsetti yeni mezunlar için. Ben de kabul ettim. Kendime güveniyorum tabi, başarılı olacağımı düşünüyorum ya. Ben kandım siz kanmayın 🙂 İki hafta ancak dayanabildim zaten. Bu iki hafta da oldukça zorlu geçti. Telefonlara bakmamı, kendi forum sitelerinde sorulan soruları cevaplamamı, günde en az 10-15 blog yazısı yazmamı istediler. Geriye kalan zamanda da eğitim videoları izliyordum. Her geçen gün eğitim videolarının süresini kısalttılar tabi. Şunu da yap, şunu da diye diye. Buraya yazamadığım pek çok şey daha…
Ben kandım siz kanmayın. Evet yeni mezun olabilirsiniz. Belki okul hayatınız da pek parlak geçmedi. Unutmayın, sizler mühendissiniz. Kendinize güvenin. İsterseniz neler başarabileceğinizi görün. Sizi kullanmak isteyen fırsatçılara fırsat vermeyin. Öyle maaşsız çalışmayın. Orada mutlu olacağınızın, her şeyi öğrenebileceğinizin garantisi yok. Zamanınız kıymetli, boşa giden zamanınızı geri getiremezsiniz. Kimse bunu sizden isteyemez.

Çok uzun günlük tarzında bir yazı oldu, muhtemelen okunmayacak 🙂 Anlatılacak, aktarılacak çok şey var ama toparlamak çok zor. Kısaca maddeler halinde özetleyecek olursak

  • KENDİNİZE GÜVENİN!
  • Yapamam, anlamıyorum demeyin. Hiçbir yerde çalışmadınız henüz. Önce bir iş hayatına atılın, yapıp yapamadığınızı görün. Ben yapamam demeyin! DENEYİN! UĞRAŞIN! ÇABALAYIN!
    Belki ordan öyle söylemesi kolay diyorsunuz ama, bunları en çok kendime ben söylüyordum. Sevmiyorum ki ben bu işi diye. Ama oluyor (: Bunu görebilmeniz için pes etmeyin.
  • PES etmeyin. Aramaya devam edin. Bir de inandığım bir şey var; insan nasibinde olmayanı yiyemiyor. Ben nasip diyorum, isteyen şans desin 🙂 Bir iki ay içinde iş bulan arkadaşlarım da vardı, benden sonra iş bulan da. Birbirlerinden farkları var mıydı? Bir iki kişi dışında, hayır yoktu.
  • Referans? Hmm o zaman işiniz biraz daha kolay oluyor. Referansı olmayanlar üzülmesin, kendinizi geliştirin. Gerisi bir şekilde geliyor. Kendinizi geliştirmeye, kişisel gelişimden başlayın. İletişiminizi güçlendirin. Kendinizi ifade edebilin! Karşınızdakini fırsat verilirse, yapabileceğinizi inandırın. Üniversiteden mezun olmuş, iki kelimeyi getirip bir cümle kuramıyor dedirtmeyin.
  • Maaş konusuna gelince, emeğinizin karşılığı az ya da çok, mutlaka verilir. Bu konuda sıkıntı yaşarsanız, oradan uzaklaşın.

Haydi rastgele 🙂

 

 

Editörler adına Bilge’nin Notu: Yazıdaki istenen maaş miktarını yazarından izin alarak ben sansürlemiştim. Düşüncem, miktarın yeni mezun maaşı olarak az gösterilmesinin yanlış olduğu yönündeydi. Daha sonra birkaç arkadaşın fikirleri yardımıyla, herhangi bir gizleme yoluna gitmeme kararı aldığım için yerine yazıyorum tekrar. Maaş gizlemenin sadece firmaların işine geldiğinin bilincindeyiz. Bu yazı vesilesiyle, konu hakkındaki fikirlerimizi de açıklıkla paylaşabilir olmalıyız diye düşündük.

Sümeyye Görgülü

Sümeyye Görgülü

Posts Twitter

Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünden mezun oldu. Etiya'da Uzman Yazılım Yardımcısı olarak çalışıyor.Yazmayı,paylaşmayı seviyor.

14 responses to Yeni Mezun Arkadaşlara Tavsiyeler

  1. Harika bir yazı olmuş ellerinize emeğinize sağlık uzun zamandır kafamdan geçen bir çok soruya cevap buldum çok teşekkür ederim..

  2. Ben daha 2. sınıfım ama yine de yazını okumak beni bilgilendirdi. Aklımda tutacağım. Paylaşımın için çok teşekkürler 🙂

  3. Güzel bir anlatım olmuş en azından diğerleri için kısaca mezuniyet sonrası ilk etapların özeti olmuş. Kadın yazılımcıların arttığını görmek güzel umarım daha fazla daha aktif görürüz iş hayatında inanın meraklı ve araştırmacı bir ruh varsa birde başarı inancı gerisi gelecektir 🙂 Ezbere kod yazmanıza hiç gerek kalmaz ozaman .

  4. Yazi icin cok tesekkurler,

    Bu yaziyi gordugumde kendimi hatirladim. Ayni duygular ve malesef ayni hileler… Hatta yukseklisans basladigim sene bi hoca ayni davranisi yapip ve onun yerine derslere girip ve sonrada onun sayesinde gelisecegime soz verdi… hakkettende kanmamak gerekiyor. Direnip ve kendi seviyemizde olani bulmaliyiz.

  5. Kimya Mühendisi olarak iş aradığımda bana “Gedik”te benzer birşey yapmışlardı. İstediğim para yüksek olmadığı halde “Biz sana niye verelim o parayı”, “Hiçbirşey bilmiyorsun”, “Sana o kadar yatırım yapacağız” demişlerdi. Genel müdürün odasında koca bir masada koca yaşlı başlı iki adam. Ben de mezun olalı birkaç sene olmuş. En sonunda “Anlaşayamacağız demek ki” diyip görüşmeyi sonlandırmıştım.

    Halbuki şimdi kendimiz de eleman aradığımız için biliyorum ki sorumluluk sahibi, iyi bir okuldan yeni mezun işveren için kıymetli biridir. Yaptığın yatırımın geri dönüşünü alman çok yüksek ihtimal. Ve o kırdığın 200-300 lirayı kat be kat geri alacaksın. Ama düdük bir firmada düdük iş yaptıracaksan (mesela çay demleteceksen) tabi fazla gelir.

  6. Sümeyye Görgülü

    Yorumlar için teşekkür ederim 🙂
    Evet Elif katılıyorum sana. Çok yeni olmama rağmen , işe başlayan pek çok arkadaşımdan da biliyorum.” Yeni mezun işveren için kıymetli biridir.” Düdük firmalar maaliyet olarak görse de, ilerleyen zamanlarda firmaya getirisi çok daha fazla oluyor. Maalesef ben bunu bilmiyordum, kendimi bir süre hep fazladan maaliyet olarak gördüm. Öyle değilmiş işte, bunlar da zamanla öğreniliyor.

  7. Genel itibariyle gayet güzel bir yazı ama uzunluğu biraz korkutmadı değil ve yarıda bıraktım. Biraz daha akışkan olabilirdi.

  8. ismini vermek istemeyen kullanıcı 31 Ağustos 2015 at 19:20

    Kendinizi nasıl geliştiriyosunuz mesela işyerine giderken gösterdiğiniz proje neydi ? Bunlarıda cevaplarsanız belki bizim gibilerin yoluna ışık tuttarsınız 🙂

  9. Sümeyye Görgülü

    Selamlar,
    Evet oldukça uzun bir yazı oldu, mümkün olduğunca kısaltmaya çalıştım.Buna rağmen eksik kalan pek çok nokta var, projeler gibi.
    Kendinizi nasıl geliştiriyorsunuz , ve proejeler başlı başına bir blog konusu 🙂 Bir sonra ki yazım bu konu üzerine olabilir.
    Mülakata giderken de yanımda getirdiğim projeler; bitirme projem(Ontoloji Tabanlı Mekan Bulma Uygulaması), okulda veritabanı dersinde grupça(5 kişi) bir porje yapmıştık(Ogrenci Bilgi Sistemi), aynı derste bir proje daha yapmıştık bu daha geniş çaplı, tüm dersi alanlarla(15-20 kişi) yapılan ortak bir projeydi(Piknik Uygulaması)

  10. Gerçekten çok güzel bir yazı.Bir an okurken kendimi buldum demek ki aynı şeyleri yaşıyoruz hep.Bende yeni mezun oldum birşey bilmiyorum ama çabalıyorum.Dediğiniz gibi insan kendine güvendikçe birşeyler oluyor.Elinize sağlık:)

  11. Mustafa Aydın 3 Aralık 2015 at 15:04

    Eline gönlüne sağlık yazıya ilk baktığımda çok uzun geldi. Canımda sıkılıyodu öyle bi başladım bi baktım sonu gelmiş. Güzel, akıcı ve cesaret verici olmuş.
    Eline emeğine sağlık.
    Allah işini rast getirsin yeni mezun olacak arkadaşlarında yardımcısı olsun.
    Teşekkürler.
    🙂

  12. Görüşmeyi yapan kişinin metodolojisi yanlış, ne biliyorsundan ziyade problemi çözebiliyor musun ona bakması lazım. Bugün bir data connection’ı üç aylık bir projede 5 dakikalık bir araştırma ile netten bulup koduna yerleştirip bir daha arkana bile bakmazsın, ezberlesen ne olacak ki? Ben bugün hemen hemen hiçbir rutin iş yapmıyorum ve hergün defalarca kod örneği arıyorum ya da soruyorum.

  13. Yazdıklarınızı ben de yaşadım. Çok sancılı bir süreçti, işten eve geldiğimde de öğrenmeye asla ara vermemem gerekiyordu. Çok yorucuydu ama bu işi ne kadar çok yapmak istediğimi de bu kadar yoğunluğa rağmen şikayet etmememden anlıyordum. İlk yıllar sabırlı olmak gerekiyor. Hem hakedileni ilerleyen dönemde kazanabilmek açısından da.
    Yazılım ve diğer hiçbir meslekte kadın erkek ayrımı olamaz, çok mantıksız. Ama bu muameleyle o kadar çok karşılaşıyorsunuz ki, bir an aklınızdan belki de yanlış düşünüyorum düşüncesi bile geliyor. Ben ekibimdeki tek kadın üyeyim, ne mutlu ki bu ekipte bir kez dahi ayrımcılık hissetmedim.
    Yazı için teşekkürler, düşüncelerimize tercüman olmuşsunuz. 🙂

  14. Güzel yazı ancak 2000 TL nedir? Bence çok az tabi okuduğunuz üniversiteye göre, kendinizi geliştirmeye göre değişir bu.

Yorum yapmak için