İlk yazımızı okuyanlar bilir 14 Aralık 2013’teki Yalova Üniversitesi Bilişim Kulübü‘nün etkinliğinde başlamıştı hikayemiz. Bu sefer işi büyütmüşler gün boyu süren bir etkinlik düzenlemişler. Biz Kadın Yazılımcı ekibinden dört kişi katılacakken proje geçişleri ve zehirlenmeler sonucu iki kişi Gülçin ve ben olarak katıldık.
Author : Elif T. Kuş
Geçenlerde internette gezinirken Programmers StackExchange‘de malum soru ile karşılaştım:
“Neden bu kadar az kadın yazılımcı var?”
Continue Reading...Blogdaki ilk yazı “Kadın Yazılımcı“idi. “Tam ne olur bilmiyorum bunu biraz zaman ve katkıda bulunanlar şekillendirecek.” demiştim.
O gün bugündür, gerek Basri‘nin gerek Osman‘ın yardımları ve kendi aramalarımla ilk etapta 10 kişi olduk. ‘Toplanalım’ fikri çıktı. 8 kişi toplandık. 2 ay kadar önce. Gelen kimseyi tanımıyordum. Tanıştık muhabbet ettik; havadan, sudan, yazılımdan, blogdan, yazmak istediğimiz yazılardan. Çok keyifli geçti. Sağlam ekip toplamışım.
DevFestW etkinliğine katıldık konuşmacı olarak Gülçin’le. Sunumlarımızda blogu duyurduk.
Continue Reading...Bu blog işine başladıktan bir ay kadar sonra DevFestW etkinliğinden haberim oldu. ‘Ne güzel denk geldi’ diye düşündüm. ‘Bir konuşma yapayım mı yapmamayayım mı?’ diye kararsızlıklar içindeyken Osman Yüksel ‘Konuşma yapsana’ diye bir eposta attı. Ben de ‘katılayım’ dedim. Çok uzun süredir de sunum yapmadığım için bayağı da bir streslendim. Böyle şeylerde acayip antreman kaybediyorum. Yeniden bir alışma süreci gerekiyor. İstanbul Hackerspace‘te de Android eğitiminde benzer durum olmuştu. İlk haftadan son haftaya doğru çok fark oldu.
Continue Reading...Python ile kod yazmak ayrı bir zevk…
Herkes kod yazdığı dili sever, över, en iyisi zanneder. En iyisi demiyorum ama Python’da kod yazmak ayrı bir zevk.. Neden? Geliştirme süresi diğer dillere göre daha kısadır.
Daha az matbu (boilerplate) kod
Geliştirme daha hızlıdır, çünkü gavurların ‘boilerplate’ dediği kod pek yok. Türkçe’de buna matbu kod diyebiliriz. Matbu (boilerplate) kod, koda o dilin gereği tekrar tekrar eklediğiniz koddur. Ne gibi mesela? En basitinden Java’dan ve Python’dan “Merhaba Dünya” diyelim.
Java’da:
public class HelloWorld { //Objenin sınıfını tanımlamak için kullandığımız matbu kod
public static void main(String[] args) { //gene matbu kod
System.out.println("Merhaba Dünya!");
}
}
Python’da:
print("Merhaba Dünya!")
Continue Reading...
Psikoloji alanında öğrendiğim en etkilendiğim çalışmalardan biri “Beklenti Etkisi”. Bilim insanları diyorlar ki “eğer yanlış birşeye inanırsan o yanlış doğru olur”. Şöyle bir deney yapmışlar. Bir liseye gitmişler. Öğrencilere IQ testi yapmışlar. Sonra öğretmenlere belli öğrencilerin çok yetenekli olduklarını söylemişler ve bu öğrencilerin isimlerini söylemişler. Bir dönem sonra tekrar geldiklerinde IQ testini yeniden yapmışlar ve bu öğrencilerin IQ’su bu sefer gerçekten de daha yüksek çıkmış. Bu öğrenciler tamamen rastlantısal bir şekilde seçilmelerine rağmen hakikaten daha başarılı olmuşlar.
Bunun ingilizcesi “self-fulfilling prophecy”nin birebir tercümesi “kendi kendini gerçekleyen kehanet”. İngilizcesindeki ismi çok güzel anlatıyor kendini. Olayın kehanetinde bulunarak olayın gerçekleşmesini sağlıyorsunuz. “Bu öğrenciler başarılı” diyerek öğretmenin algısını etkiliyorsunuz. Ve bu sonuçlara yol açıyorsunuz.
Continue Reading...Dün Yalova Üniversitesi’ne gittik arkadaşlarla. Bilişim Kulübü Yaşar’ı bir konuşma vermek için davet etmiş. Gittik güzel muhabbetler ettik. Bize Yalova’yı anlattılar, üniversiteyi anlattılar, gezdirdiler, yedirdiler, içirdiler. Yaşar’ın konuşması doğaçlama tarzı bir konuşmaydı. Arada Bilişim Kulübü’nün başkanlığını yapan Seher, bir arkadaşlarının kadından yazılımcı olmayacağını düşündüğünü söyledi. Ondan sonra konuşma bunun üzerine sardırdı bir süre.
Kadından yazılımcı olmayacağı bence zırva bir düşünce. Bunu ciddiye almak komik. Konu bile etmeye değmez diye düşünüyorum… veya düşünüyordum. Bundan önce Edirne’de Trakya Üniversitesi’nde bir konuşmaya gitmiştik. Benzer şekilde bu “kadından bilgisayar mühendisi olmaz” fikri ile karşılaşmıştık. Bu sefer daha vahim bir şekilde bu fikir Bilgisayar Mühendisliği’nden bir hocamızdan geldi. Bendeki hissiyat şuna döndü dünden beri: Ne zaman azıcık İstanbul’dan uzaklaşsak, bu fikirle burun buruna geliyoruz.
Continue Reading...







