Kod yazmayı becerebilir miyim?

Elif T. Kuş —  16 Kasım 2016 — Yorum bırakın

Yeni okul dönemi başladı. Kadın yazılımcı ekibinden Tuğba bana WTM’nin etkinliğinde öğrencilerle tanıştığından bahsetti. “Yapabileceklerinden şüphe duyuyorlar ne yapabiliriz?” diye sordu. Ne yapabiliriz tam bilemiyorum. Ama aklımda hep bir yazı vardı. Ben programlamaya nasıl başladım, beceremeyeceğimi düşündüğüm anlar nelerdi, anlatayım.

İlk kodla haşır neşir olmam üniversite ile başladı. Aslında ortaokulda kendi bilgisayarımda BASIC’te çok basit bir program yazmıştım. “İsminiz nedir?” deyip ismi yazdıktan sonra, diyelim Elif yazdık, “Merhaba Elif” diyen bir program yazmıştım. Ama sonra senelerce bir şey yapmadım. Hep bir projeler fikirler oldu kafamda ama kendi başına hem de programlama bilmeden öyle proje yapması çok kolay olmuyor. Aldığım ilk doğru dürüst programlama dersi, üniversitede Kimya Mühendisliğinde aldığım FORTRAN dersi olmuştu. Dersi çok sevmiştim. Matematiğe benziyordu. Ama o ara tembel bir dönemimdi. Ancak CB ile geçtim. Sonra lisansı bir dönem uzatınca kredisiz olarak C programlama almıştım.

Kod yazarkenYazılımcılığı meslek olarak yapmayı düşünmem ilk yüksek lisansım sırasına denk geliyor. Hatta sanırım başlamadan düşünüyormuşum ki İTÜ’de HTML/CSS öğrendiğim bir web programlama sertifikasına katılmıştım. Yazılımcı olan arkadaşlarımla arada konuştuğumuzu hatırlıyorum. Yapabilir miyim diye şüphe ediyordum ben de.

Bence yaparsınız. Bilgisayar Mühendisliği bölümüne sınavları kazanarak gelmişseniz zaten gerekli yeteneklere sahipsiniz demektir. Asıl anlamaya çalışmanız gereken şey ben bundan zevk alıyor muyum hoşuma gidiyor mu? Kod yazmayı seviyor musunuz, makinanın başında çıkan problemleri çözmekten zevk alıyor musunuz, takım içinde çalışmaktan zevk alıyor musunuz, bunları anlamaya çalışın. Bir işi yeni öğrenirken bunu anlamak zor olabilir. Çünkü yeni bir şey öğrenmek zor bir şey, sürtünmeli oluyor. O sürtünmeden dolayı sevmediğinizi düşünebilirsiniz de başta. Ben Kimya Mühendisliğini ikinci seneden sonra sevdim. Programlamayı ne zaman sevdim? Ona hep bir ilgim vardı sanırım.

Benim asistanlıktan sonra piyasadaki ilk işim yazılım danışmanlığı idi. Hazır bir yazılımın müşteri için konfigürasyonunu yapıyorduk. Hem teknik tarafı vardı hem de müşteri tarafı vardı. Müşterinin isteklerini alıyorduk. Sonra yazılımı, isteklerine ve onların sistemlerine uyarlıyorduk. Oradaki teknik kısımlar çok hoşuma gidiyordu. Ama müşteri ile etkileşim kısmı hoşuma gitmiyordu. O yüzden daha da teknik işlerle uğraşabileceğim programcılığa yöneldim. Belki siz de benim gibi teknik kısma ilgi duyarsınız ama belki de müşteri tarafı, insanlarla daha çok etkileşimde olmak hoşunuza gidecek.

Sevdiğinize karar verdiniz. Becerebilir misiniz? Bir işi seviyorsanız onda iyi olmak için gerekli eforu verebilirsiniz, zorlukları aşabilirsiniz diye düşünüyorum. Öğrenmek çok kolay değil. Öğrenmek sadece yeni bilgiler edinmeyi içermez aynı zamanda davranışlarınızı yaklaşımınızı değiştirmenizi gerektirir. Bu da zor bir şey. Bu zorlukları istekliliğinizle aşabilirsiniz.

Ben bu işi becerebiliyorum hissi bana ne zaman geldi? Bayağı uzun sürdü. Profesyonel olarak kod yazmaya başladıktan iki buçuk üç kadar sene sonra oldu. Ben kod yazmaya Java ile başladım. İlk işimde haftada altı buçuk gün çalıştığımız zamanlar oldu. Dokuz ayda bir buçuk senelik iş tecrübesi edindim diye hep dalga geçerim. Bu kod yazma meselesini kafamda hep bir büyüttüğümden olsa gerek bazı yerlerde zorlanıyordum, özellikle Java’yı kafamda büyütmüşüm bir şekilde. Bazı şeyleri yapamıyordum bir türlü. Sonra Python ile bir proje yazmaya başladım. Java’da yazamadığım kodları Python’da yazmaya başladım. O zaman düşündüklerimi hissettiklerimi aslında çok da iyi hatırlamıyorum. Hayatımın işime gelmeyen kısımlarını unutma eğilimim var. 🙂 Tamam şimdi hatırladım biraz. Yapamıyorum ben bunu diye ağlamışlığım bile var. 🙂 Hem de düşünün, başladıktan iki üç sene sonra binlerce satır kod yazdıktan sonra oluyor bunlar.

Bilgisayar mühendisliğine yeni başlayan insanlarda bir de “Ben geç mi kaldım?”, “Çok mu geç?” gibi sorular oluyor. Bunu her duyduğumda, koca bir kahkaha atıyorum. Ben profesyonel kod yazmaya otuz yaşında başladım. Yirmili yaşlarında insanların bunu söylemesi acayip absürt geliyor bana o yüzden. Sebebini anlayabiliyorum. Bilgisayar mühendisliğine başlayan öğrencilerin büyük bir kısmı evlerinde kendi kendilerine kod yazmayı öğrenmiş oluyorlar. O yüzden ilk verilen programlama derslerinin ödevlerini çok rahat yapıyorlar, dersleri daha iyi anlıyorlar. Ama onların bunları yapabiliyor olması sizin yapamayacağınız anlamına gelmiyor. Sadece o derslere daha çok çalışacaksınız ve onlardan farklı olarak yeni bir şeyler öğreneceksiniz. O dersi bitirdiğinizde onlarla aynı yere hatta belki daha iyi bir yere gelmiş olacaksınız. Daha iyi diyorum çünkü onlar “Ehi ehi ben bunları biliyorum zaten” diye dersi ciddiye almazken, eksik bildikleri veya yanlış bildikleri şeyleri öğrenmeyecekler belki de. Bu konu açılınca Amerika’da Bilgisayar Mühendisliğinde okumuş olan Tracy Chou’nun yazdığı yazı geliyor hep aklıma. Aldığı bilgisayara giriş derslerinde kendisinin on beş saatte yaptığı ödevi arkadaşlarının üç saatte yaptıklarını anlatmalarından ve kendini ne kadar yetersiz hissettiğinden bahsediyor. Hocası bir sonraki sene ona dersin asistanlığını teklif ettiğinde inanamış. Sonra asistan olunca görmüş ki ortada biliyorum diye havalı havalı dolaşan öğrencilerin yazdığı ödevlerdeki kodlar kötü ve kendi yazdığı ödevler çok da iyiymiş. Yazıyı burdan okuyabilirsiniz. O yüzden görünene o kadar aldanmamak gerek. Kendi bildiğiniz yoldan ilerleyin. İş hayatına gelince bu modellerden o kadar çok göreceksiniz ki. İki artist yüzünden geleceğinizi yakmayın.

Bu arada hocalar da derste geri durduğunuz kendinize güvensiz davrandığınız için -eğer kendinizden şüphe ediyorsanız- size beceremeyecekmişsiniz gibi davranıyor olabilirler. Bu davranışları, hocalarınızın da bu durumu kavrayamamalarından kaynaklanır. Bir şey bildiklerinden değil yani. Onları da sallamayın. Siz kendi yolunuza bakın.

Ben öyle böyle kendi yolumda gittim. İşimi çok seviyorum. Şu an Java, C#, Python’da çok rahat kod yazıyorum. Yeni bir dile girmek gerekirse de 2-3 ayda çatır çatır kod yazmaya başlarım. Kodla da kalmadım. DevOps meselelerine de ilgiliyim. Proje yaptığımız yerlerde sunucu tarafı build sistemlerini ben kuruyorum genelde. Deployment işleri, betik yazma işleri varsa ben yazıyorum. Teknik problemlerin hiç birinden korkum yok. Ne problem varsa hallederim.

O yüzden siz de kendinize bakın. Oturup derslerinize güzel güzel çalışın. Bu işle çalışmak hoşuma gidiyor mu, öğrendikçe daha iyi oluyor mu diye bakın. Hem öyle bir iki ay değil daha uzun bir süre deneyin. Ahmet Mehmet ne yapmış çok da sallamayın.

Son olarak Bilge Aslan‘a meydan okuyorum: Bilge sen nasıl başladın programlamaya? Ne zaman meslek olarak yapmaya karar verdin? Beceremeyeceğini düşündüğün zamanlar oldu mu?

 

Elif T. Kuş

Posts Twitter Google+

Temelde web uygulamaları ve mobil uygulamalar ile uğraştım. Python, Java, C#, Objective C, Android ve iOs ile kod yazdım ve hala yazıyorum. Lisansımda Kimya Mühendisliği okudum. Sonradan öğrenenlerdenim. Kendi şirketim üstünden proje bazlı çalışıyorum ve IT danışmanlığı yapıyorum.

No Comments

Be the first to start the conversation.

Yorum yapmak için